AMAZON SAVAŞÇI KADINLAR Antik dönem metinlerine baktığımız zaman Amazon Kadınları karşımıza çıkmaktadır. Yunan tarihçiler tarafından sıkça bahsedilen Amazon Kadınları tarihi kayıtlara çok fazla izler bırakmıştır. Amazon kelimesi "Savaşçı Kadın" olarak tanımlanmaktadır ve günümüzde hala yansımaları sürmektedir. Yunancada ise A-mazon kelimesi "göğüssüz" anlamında kullanılmaktadır. Öyle ki Amazon Kadınlarını incelediğimiz zaman göğüslerinin olmadığı görülmektedir. Çünkü bu kadınlar savaşta iyi ok atabilmek için sadakları bu bölgeye yerleştirmişlerdir. Amazon Kadınlarının savaşçı ve ata binme özelliği Yunan klasik dönemlerinde de sanatlarına yansımıştır. Heykeltıraşlarda, vazo, resim ve mimari sanatlarda çokça rastlanmaktadır. Yunan tarihçilerine göre; Amazon Kadınları Terme Nehri kıyısındaki Çarşamba Ovasında yaşadıklarını, asıl yurtlarının ise Güney Rusya'daki İskit topraklarıdır. Ancak tüm bu bilgiler Demir Çağı Anadolu'sun...
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
EBULFEZ ELÇİBEY ve TÜRKLÜK BİLİNCİ Elçibey 24 Haziran 1938'de Azerbaycan'ın Ordubad İlçesinin Keleki köyünde dünyaya gelmiştir. Yedi yıl süren ilkokul ve ortaokulu Ulus köyünde bitirerek Ordubad Kent 1 Nolu Lisesinde ise öğrenimini tamamlamıştır. 1957 yılında ise Azerbaycan Devlet Üniversitesi Şarkiyat Fakültesi Arap Filolojisi Bölümü'nü kazanmıştır. 1962'de mezun olarak SSCB Su İşleri Enstitüsü Bakü Şubesinde tercüman olarak çalışmıştır. 1965- 1968 yılları arasında Ebulfez Elçibey aynı üniversitede yüksek lisans ve doktora eğitimini de tamamlamıştır. Elçibey, Tolunoğulları Devleti başlıklı tezinde bölgenin tarihi hakkında bilgi vererek halifeliğin dağılmasından sonra kurulan ilk Türk Devletinin tarihine ışık tutarak tarih bilim dalında doktora derecesi almıştır. Yıl 1968- 1975'i gösterdiğinde M. E. Resulzade adına Bakü Devlet Üniversitesi'nin Tarih Fakültesi Asya ve Afrika Ülkeleri Tarih Kürsüsü'nde öğretim üyesi olarak akademik kariyerine devam sağlamı...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
TAYLORİZM NEDİR? 1980'lerden itibaren postmodern bir yönetim anlayışına geçiş yapılmaya başlanmıştır. Klasik bilimsel yönetimin öncülerinden biri olan Frederic Winslow Taylor tarafından ortaya çıkarılmıştır. Bu yüzden ortaya çıkan bu bilimsel yönetime Taylorizm denilmektedir. Endüstri devrimi ilk olarak İngiltere'de başlayarak ABD'ye kadar hızla uzanmıştır.Taylor'un "Endüstriyel Yönetim Sistemi" modern endüstrinin gelişiminde hala etkisini sürdürmektedir. Aslında endüstri devrimi Taylordan yüz yıl önce 1878 yılında Philadelphia Midvale Çelik Şirketinde başlamıştır. Endüstri devrimi ile ürünlerde üretim artışı yaşanmıştır. Aynı zamanda üretimin verdiği artışla sosyo ekonomik ve kültürel problemlerde de artış yaşanmıştır. İlerleyen süreçte buhar gücünün kullanılmaya başlanmasıyla kömür ve petrol gibi yakıtlar yeni buhar motorlarına adapte edilmiştir. Endüstrinin gelişmesi ile insanlar çalışmak amaçlı göç etmeye başlamışlardır. Bu dönemde kırdan kente göçlerd...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
BOSNA GÜLLERİ: SARAYBOSNA'DA SESSİZ ÇIĞLIK Saraybosna sokaklarında gezerken kaldırımlarda kırmızı lekeler görürsünüz. Siz bu lekelerin yere döküldüğünü düşünseniz de aslında dikkatli baktığınız zaman gül şekilleriyle karşılaşırsınız. Bu gül şekilleri ne doğanın bir hediyesi ne de baharın bir müjdecisidir. Bu şekiller acının, kaybın, gözyaşlarının şehirde betona bıraktığı en sessiz ama en çarpıcı izlerdir. 1992-1995 yıllarında Bosna'da yaşanan soykırım sonucunda atılan havan mermilerinin sert zemine çarpması sonucunda krater benzeri izler oluşmuştur. çarpma sonucunda oluşan şekiller gül yapraklarına benzer desenleri meydana getirmiştir. Savaş sonrasında, yetkililer ve halk yaşanılan soykırımın unutulmaması için reçine ile oyukları boyamışlardır. Bu kırmızı izler kanı ve kayıpları sembolize etmektedir. Her biri, bir hayatın, bir anının, bir kaybın izidir. Havan mermilerinin patlama sonrasında oluşan şekilleri gül şeklini andırdığı için bu isim verilmiştir. Aynı zamanda , gül ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
FATMA ALİYE HANIM ve MÜCADELESİ Fatma Aliye Hanım tarihçi, hukukçu Ahmet Cevdet Paşa'nın kızıdır. Küçük yaşlarda okuma-yazmaya merak salmıştır. Zamanla Fransızcaya ilgi duymuş ve kendi çabasıyla öğrenmeyi başarmıştır. Tanzimat döneminde kadınların sesi olan öncüler arasında yer almıştır. Aslında bu dönemde yalnızca soylu kadınların seslerini duyurma çabası dikkat çekmiştir. Çünkü bu dönemde okuma-yazma oranı soylu kadınlar arasında daha yaygındı. Fatma Aliye Hanım'da "İslamcı-gelenekçi" bir babaya sahip olmasına rağmen kadınların sosyal hayatta görünür olması ve birey olarak tanınması, çok eşlilik, boşanma gibi vs. sorunlarına ses olmuştur. Bu konular ile ilgili bir Osmanlı kadını olarak birçok makaleler, romanlar ve kitaplar ele almıştır. Fatma Aliye Hanım'ın ilme olan merakını fark eden Cevdet Paşa maddi ve manevi destekte bulunur. ilerleyen zamanlarda Fatma Aliye Hanım on yedi yaşındayken kolağası Faik Beyle evlendirilir. Faik Beyin Fransızca bildiğini öğren...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
ÇOCUĞUN TOPLUMDAKİ YERİ ve TARİHSEL SÜRECİ İnsanoğlunun çocuklara ilgisi çok eskilere dayanır. Birçok tarih, sosyoloji, psikoloji vs. gibi çalışma alanlarının da ilgi odağı olmuştur. Çocuğun her çağda farklı bir anlamı vardır. Günümüzde 18 yaşını doldurmamış her birey çocuk olarak kabul edilir. Çocuklar bize geçmişimizi ve geleceğimizi hatırlatır. Bu yüzden büyükler olarak geçmişimizi düşünüp çocukların geleceğimizi şekillendireceğini bilerek öncü olmalıyız. Çünkü çocuk toplumun yapı taşıdır. Çocuk, sosyo-kültürel alanda farklılık gösterebilmektedir. BM Çocuk Hakları Sözleşmesine göre çocuk olgusu 18 yaşını doldurmamış veya 18’inden ay almamış olan genç yetişkin denilen kesimdir. Bu durumun ergenlikle hiçbir alakası yoktur. Cezai ehliyeti bulunmayan ama kendine has olan bireydir. Ergenlik, aile ve yeme-içme, toplumsal yapı olarak değişiklik gösterirken dini açıdan ise buluğ çağına eren ve tüm dini sorumlulukları alabilecek yaşta oldukları kabul edildiği için çocukluk olgusundan ç...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
NEZİHE MUHİTTİN VE MODERN KADIN Nezihe Muhittin, Cumhuriyetin ilk dönemlerindeki modern kadının kurucularından biri haline gelmiştir. 1889 yılında İstanbul’da varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiştir. 1909 yılında Kız İdadisi’nde fen dersi öğretmeni olmuştur. Pedegoloji, Sosyoloji, Psikoloji üzerine iktam ve sabah gazetelerine yazı yazmıştır. Nezihe Muhittin, kendini Türk kadınlarının haklarına adamış ve 1913 yılında Osmanlı-Türk Hanımları Esirgeme Derneği’ne katılarak mücadelesine başlamıştır. Bu derneği kurmasındaki amacı ise kadınların da erkekler gibi siyasi alanlarda yer almasını istemektir. 1923 yılında ilk defa siyasi parti kurma girişiminde bulunarak "Kadınlar Halk Fırkasını" meydana getirmiştir. Fakat bu partinin faaliyetlerini yürütebilmesine valilik izin vermemiştir. yine aynı yıl on iki arkadaşıyla " Türk Kadınlar Birliğini" kurmuştur. Aslında bu dernek aracılığıyla kadınların tanınırlığı artmıştır. Yaşanan Fransız İhtilaliyle kadınların...